Endonezya'da Kadınlar Sünnet Oluyor mu? Gelenek ile İnsan Hakları Arasındaki İkilem

Volkan Avcı
0

Dünyanın En Kalabalık Müslüman Ülkesinde Tabular Yıkılıyor: Endonezya'da Kadın Sünneti ve Bilinmeyenler

Dünyanın En Kalabalık Müslüman Ülkesinde Gizli Gelenek: Endonezya'da Kadın Sünneti Gerçeği


​Dünya genelinde "Kadın Sünneti" veya uluslararası literatürdeki adıyla Kadın Cinsel Organı Sakatlanması (FGM) denildiğinde akla genellikle Doğu ve Sahra Altı Afrika ülkeleri geliyor. Ancak madalyonun diğer yüzü, Asya'nın en büyük nüfuslarından birine sahip olan Endonezya’da oldukça farklı bir gerçeğe işaret ediyor. Yaklaşık 275 milyonluk nüfusuyla dünyanın en kalabalık Müslüman ülkesi olan Endonezya’da, kadın sünneti sanılanın aksine oldukça köklü ve yaygın bir gelenek olarak varlığını sürdürüyor.


​Peki, Endonezya’da kadınlar gerçekten sünnet oluyor mu? Bu uygulamanın arkasındaki kültürel, dini ve toplumsal motivasyonlar neler? İşte modern dünya ile geleneksel inanışlar arasında sıkışıp kalan Endonezya'daki kadın sünneti gerçeği.


​Endonezya’da Kadın Sünneti Ne Kadar Yaygın?

​Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve çeşitli uluslararası insan hakları örgütlerinin raporları, Endonezya'daki tablonun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Resmi verilere ve yapılan saha araştırmalarına göre, ülkede özellikle belirli bölgelerde kız çocuklarının çok büyük bir kısmı henüz bebeklik veya erken çocukluk döneminde bu uygulamaya maruz kalıyor.


​Afrika’daki fiziki olarak çok daha ağır ve ölümcül olan (klitorisin tamamen kesilmesi gibi) uygulamaların aksine, Endonezya’da bu ritüel genellikle daha "sembolik" bir şekilde icra ediliyor. Ülkede yerel dilde "Khitan" veya "Potong Cincin" olarak adlandırılan bu işlem; klitorisin hafifçe çizilmesi, iğneyle delinmesi veya sembolik olarak bir parçasının kanatılması şeklinde uygulanıyor. Ancak Dünya Sağlık Örgütü (WHO), şekli ne olursa olsun tıbbi bir gereklilik olmaksızın kadın cinsel organına yapılan her türlü müdahaleyi "kadın sünneti ve sakatlanması" kategorisinde kabul ediyor.


​Gelenek, Din ve Kültürün Kesişimi

​Endonezya’da bu geleneğin bu kadar köklü olmasının arkasında hem kültürel hem de dini yanlış algılar yatıyor. Ülkedeki birçok muhafazakar topluluk ve yerel dini lider, kadın sünnetinin dini bir vecibe (sünnet veya vacip) olduğunu savunuyor. İnanca göre bu işlem, genç kızların "iffetini korumak", cinsel arzularını kontrol altına almak ve onları "temiz" birer Müslüman yapmak için zorunlu görülüyor.


​Özellikle kırsal bölgelerde, bir kız çocuğunun sünnet edilmemesi durumunda büyüdüğünde toplum tarafından dışlanacağı, evlenemeyeceği ve dini olarak ibadetlerinin kabul olmayacağı yönünde ciddi bir mahalle baskısı bulunuyor. Bu nedenle anneler ve nineler, kendi yaşadıkları bu süreci kız çocuklarına ve torunlarına da bir "koruma" içgüdüsüyle aktarmaya devam ediyor.


​Devletin İkilemi ve Sağlık Sektörünün Rolü

​Endonezya hükümeti, kadın sünneti konusunda uzun yıllardır uluslararası baskılar ile yerel muhafazakar talepler arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor.


2006 Yılındaki Yasak: Hükümet, 2006 yılında sağlık çalışanlarının bu işlemi yapmasını kesin olarak yasakladı.


Yasağın Delinmesi ve Tıbbileşme: Yasak sonrası halk, işlemi gizlice geleneksel ebelere (dukun bayi) yaptırmaya başladı. İlkel ve steril olmayan koşullarda yapılan bu işlemler enfeksiyon ve kanama riskini artırınca, hükümet geri adım atmak zorunda kaldı.


Mevcut Durum: 2010 yılında çıkarılan yeni bir yönetmelikle, işlemin zarar vermeyecek şekilde sadece yetkili ebeler veya doktorlar tarafından "hijyenik" koşullarda yapılmasına izin verildi. Bu durum, insan hakları örgütleri tarafından "devlet eliyle kadın sünnetinin yasallaştırılması" olarak sert bir şekilde eleştirildi. Günümüzde Endonezya'daki birçok özel hastane ve klinik, doğum paketlerinin içine "kız çocuk sünneti" hizmetini de dahil ederek bu durumu ticari bir sektöre dönüştürmüş durumda.


​İnsan Hakları ve Gelecek

​Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF, Endonezya hükümetine bu uygulamayı tamamen sonlandırması yönünde çağrılarını yinelemeye devam ediyor. Aktivistler, sembolik de olsa bu işlemin kadın bedeni üzerinde bir hak ihlali olduğunu, kadın cinselliğini baskılamayı amaçladığını ve kız çocuklarında psikolojik travmalara yol açtığını belirtiyor.


​Son yıllarda Endonezya içindeki bazı modern feminist hareketler ve ilerici İslam alimleri de bu geleneğe karşı seslerini yükseltmeye başladı. İslamiyet'in temel kaynaklarında kadın sünnetine dair kesin ve bağlayıcı bir emir olmadığını vurgulayan bu gruplar, toplumu eğitmeye çalışıyor. Ancak yüzyıllardır süregelen bu köklü geleneğin Endonezya topraklarından tamamen silinmesi, yasalardan ziyade toplumsal zihniyetin değişmesine bağlı gibi görünüyor.





ads banner


Yorum Gönder

0 Yorumlar

"Yorum yaparken yazım kurallarına uyalım ve de saygılı olalım. (Bu, kendimize olan saygımızı gösterir.)"

Yorum Gönder (0)

#buttons=(Kabul Et!) #days=(20)

Web sitemiz deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Kontrol Et
Ok, Go it!