Kahramanmaraş merkezli yaşanan ve on bir ili derinden sarsan felaketin üzerinden geçen zaman, geride sadece yıkım hikayeleri değil, insan iradesinin ve yaşama tutunma azminin en somut kanıtlarını da bıraktı. Bu kanıtların başında, depremin simge isimlerinden biri haline gelen Aleyna Ölmez geliyor. Enkaz altında geçen dile kolay 248 saatin ardından, umutların tükenme noktasına geldiği o kritik eşikte gün ışığına çıkarılan genç kız, bugün hayatında yepyeni ve gurur dolu bir sayfa açtı. Tedavi gördüğü, yaralarını sardığı Ankara Üniversitesi'nin öğrencisi olma hakkını kazanan Ölmez, sadece bir hayatta kalma mücadelesinin değil, aynı zamanda küllerinden doğan bir geleceğin de en net resmi oldu. Toplumsal hafızamızda derin izler bırakan o zorlu süreç, yerini azimle örülmüş bir başarı hikayesine bıraktı.
Asrın Felaketinde Umudun Doğuşu ve Küllerinden Doğan Bir Hayat
6 Şubat sabahı Türkiye, yakın tarihinin en büyük doğal afetlerinden birine uyandı. Saniyeler içinde binlerce binanın yerle bir olduğu, milyonlarca insanın hayatının tepetaklak olduğu o karanlık günlerde, tüm ülke enkaz başlarından gelecek iyi bir habere kilitlenmişti. Günler günleri kovaladıkça, arama kurtarma ekiplerinin termal kameralarla, dinleme cihazlarıyla yürüttüğü çalışmalarda zaman aleyhe işliyordu. Depremin on birinci gününde, Kahramanmaraş'taki Kayabaşı Mahallesi Atabey Apartmanı'nın enkazında adeta bir zaman bükülmesi yaşandı. Madenciler ve arama kurtarma personeli, beton yığınlarının metrelerce altında, yaşam üçgeninin koruyucu çemberinde hayata tutunan 17 yaşındaki bir genç kıza ulaştı. Aleyna Ölmez, profesyonel ekiplerin titiz ve insanüstü çabasıyla, 248 saat sonra sağ olarak enkazdan çıkarıldı. Sedye üzerinde, çevresindeki yüzlerce insanın gözyaşları ve tekbirleri arasında ambulansa taşınırken sergilediği sakinlik, tüm dünyaya insanın yaşama arzusunun ne denli güçlü olduğunu gösteriyordu. O an, sadece bir kurtuluş anı değil, tüm Türkiye için adeta yeniden ayağa kalkışın sembolik başlangıcıydı.
Kahramanmaraş’tan Başkente Uzanan Kritik Sağlık Yolculuğu
Enkaz altından çıkarılan bir depremzedenin ilk saatleri, tıbbi açıdan en az enkaz altındaki süre kadar kritik bir önem arz eder. Ezilme sendromu (crush syndrome), uzun süreli açlık, susuzluk ve böbrek fonksiyonlarının durma noktasına gelmesi gibi ölümcül risklerle karşı karşıya olan Aleyna için zamanla yarış hastanede de devam etti. Kahramanmaraş'taki ilk müdahalenin hemen ardından, dönemin Cumhurbaşkanlığı uçağıyla Ankara'ya nakledilmesi kararlaştırıldı. Bu lojistik operasyon, devletin tüm imkanlarının bir canı yaşatmak için nasıl seferber edildiğinin somut bir göstergesiydi. Ankara Esenboğa Havalimanı'na iniş yapan uçaktan alınan genç kız, vakit kaybetmeksizin Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne sevk edildi. Başkent, o andan itibaren Aleyna’nın hem fiziki hem de ruhsal olarak yeniden doğuşuna ev sahipliği yapacak olan merkez haline geldi. Hastane kapısında onu bekleyen sağlık personeli, sadece bir hastayı değil, tüm ülkenin umudunu teslim alıyordu.
Tıp Fakültesi Koridorlarında İlmek İlmek İşlenen İyileşme Süreci
Ankara Üniversitesi Cebeci Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Servisi’nde başlayan tedavi süreci, multidisipliner bir yaklaşımla yürütüldü. Nefroloji, ortopedi, genel cerrahi ve psikiyatri uzmanlarından oluşan dev bir hekim kadrosu, Aleyna’nın vücudunda 11 gün boyunca oluşan hasarları minimize etmek için gece gündüz çalıştı. Günlerce sıvı ve besin alamayan metabolizmanın dengelenmesi, kas yıkımı nedeniyle böbreklerin zarar görmemesi adına uygulanan yoğun sıvı tedavileri olumlu yanıt verdi. Mucize kızın gösterdiği direnç, tıp literatürüne geçecek cinstendi. Günler geçtikçe yoğun bakımdan normal odaya alınan, ardından ilk adımlarını hastane koridorlarında atan Aleyna, kendisine sevgiyle yaklaşan tüm sağlık çalışanlarının göz bebeği oldu. Dönemin devlet yetkilileri, bakanlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri tarafından sık sık ziyaret edilen genç kız, hastane odasındaki yatağında her zaman güler yüzü ve vakur duruşuyla hafızalara kazındı. O koridorlar, Aleyna için sadece şifa bulduğu bir mekan değil, geleceğinin şekilleneceği üniversite dünyasıyla ilk organik bağın kurulduğu yer oldu.
Eğitimde Kararlılık: Afet Bölgesinden Üniversite Sınavına
Tedavi sürecinin tamamlanmasının ardından Aleyna için asıl zorlu süreç, hayatın normal akışına dönmek ve yarım kalan hayallerini yeniden inşa etmekti. Yaşadığı ağır travmaya, kayıplara ve fiziksel yorgunluğa rağmen o, eğitime tutunmayı seçti. Deprem nedeniyle eğitim hayatı kesintiye uğrayan yüz binlerce öğrenciden biri olarak, hedeflerinden vazgeçmedi. Sınava hazırlık sürecinde Ankara Üniversitesi yönetimi ve gönüllü eğitimciler desteklerini esirgemediler. Aleyna, elinde kitapları, zihninde geleceğe dair planlarıyla ders çalışmaya başladı. Yaşadığı travmanın gölgesinde Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) hazırlanmak, sadece entelektüel bir çaba değil, aynı zamanda muazzam bir psikolojik direnç gerektiriyordu. Akranları normal odalarında konfor içinde çalışırken, Aleyna yeniden başlama cesaretini kendinde bularak her gün masanın başına oturdu. Sınav günü geldiğinde, o sadece bir test kitapçığıyla değil, geçmişin acı hatıralarıyla da mücadele ederek hedefine doğru yürüdü.
Şifa Bulduğu Üniversitenin Öğrencisi Olmak
YKS sonuçlarının açıklanması ve ardından gelen tercih döneminin heyecanı, tüm Türkiye’de farklı evlerde yaşanırken, Aleyna’nın tercihi aslında kalbinin ve geçmişinin sesini dinlemek oldu. Tercih sonuçlarına göre Aleyna Ölmez, kendisine aylar boyunca ev sahipliği yapan, yaralarını saran, onu adeta yeniden hayata döndüren Ankara Üniversitesi'ni kazandı. Bu yerleşme haberi, sadece Aleyna ve ailesi için değil, Ankara Üniversitesi camiası için de büyük bir gurur vesilesi oldu. Zamanında bir hasta yatağında, yaşam mücadelesi verirken tavanını izlediği kurumun, şimdi amfilerinde, kütüphanelerinde ve kampüsünde bir üniversite öğrencisi olarak boy gösterecekti. Bu durum, bir insanın hayatındaki en anlamlı geri dönüş hikayelerinden biridir. Bir kurumun, kurtardığı hayata daha sonra yön vermesi ve onu geleceğe hazırlaması, kurumsal aidiyetin ve toplumsal dayanışmanın en üst düzey örneğidir.
Rektörlükten Gelen Anlamlı Karşılama ve Kurumsal Destek
Aleyna’nın Ankara Üniversitesi'ni kazanmasının ardından, üniversite yönetimi bu başarıya kayıtsız kalmadı. Ankara Üniversitesi Rektörlüğü, genç öğrenciyi kampüste ağırlayarak resmi olarak tebrik etti. Yapılan buluşmada, Aleyna’nın eğitim hayatı boyunca her türlü maddi ve manevi desteğin arkasında olunacağı net bir dille ifade edildi. Üniversite çatısı altında sadece bir öğrenci olarak değil, azmin simgesi bir birey olarak görülen Aleyna’ya burs, barınma ve akademik rehberlik gibi alanlarda tam destek sağlanacağı açıklandı. Rektörlük binasında gerçekleşen kabulde, Aleyna’nın gözlerindeki parıltı ve geleceğe umutla bakan duruşu, depremin yaralarının eğitimle, sevgiyle ve dayanışmayla nasıl sarılabileceğini bir kez daha kanıtladı. Kampüsün kapıları, onun için sadece bir eğitim alanının değil, özgür ve güçlü bir geleceğin kapısı olarak açıldı.
Toplumsal Dayanışmanın Gücü ve Geleceğe Umut Olan Gençlik
Aleyna Ölmez'in enkazdan çıkarılışından üniversite sıralarına uzanan bu destansı yolculuğu, bireysel bir başarı olmanın çok ötesinde anlamlar taşıyor. Bu hikaye, 6 Şubat depremlerinin ardından millet olarak gösterilen o muazzam kenetlenmenin, yardımlaşma ağlarının ve insani değerlerin bir meyvesidir. Madencisinden doktoruna, bürokratından öğretmenine kadar yüzlerce insanın emeğiyle örülen bu başarı, geleceğe dair karamsarlığa kapılan tüm depremzede gençler için bir deniz feneri görevi görüyor. Zorlukların ne denli büyük olursa olsun, doğru destek mekanizmaları ve sarsılmaz bir iradeyle aşılabileceğini gösteriyor. Aleyna, bugün kampüste yürüdüğü her adımda, arkasında milyonların duasını, desteğini ve inancını taşıyor. Onun başarısı, deprem coğrafyasında yeniden yeşeren umutların, kırılmayan kalemlerin ve teslim olmayan bir neslin en gür sesidir.



"Yorum yaparken yazım kurallarına uyalım ve de saygılı olalım. (Bu, kendimize olan saygımızı gösterir.)"