Ekrem İmamoğlu Davasında Son Durum: Cezaevinde mi, Görevi Devam Ediyor mu?
Türkiye siyasetinin en çok konuşulan ve arama motorlarında en sık aratılan konularının başında İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun hukuki durumu geliyor. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran "Ahmak Davası" süreci, ortaya atılan iddialar ve sosyal medyadaki bilgi kirliliği, vatandaşların zihninde pek çok soru işareti yarattı. Ekrem İmamoğlu’nun şu anki hukuki statüsü, belediye başkanlığı görevinin akıbeti ve yargılama sürecinin hangi aşamada olduğu, hem hukuki hem de siyasi açıdan büyük önem taşıyor.
Ekrem İmamoğlu Şu An Cezaevinde mi?
Sosyal medyada ve bazı internet platformlarında dolaşıma sokulan asılsız iddiaların aksine, Ekrem İmamoğlu şu anda cezaevinde değildir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini aktif olarak sürdürmektedir. Hakkında verilen ilk derece mahkeme kararı, kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü niteliği taşımadığı için İmamoğlu'nun özgürlüğünü kısıtlayan ya da parmaklıklar arkasına girmesini gerektiren bir durum söz konusu değildir.
Hukuk sisteminde bir davanın cezaeviyle sonuçlanabilmesi için yerel mahkemenin verdiği kararın üst mahkemeler tarafından onaylanması ve kesinleşmesi gerekir. İmamoğlu davasında ise yargı süreci henüz nihayete ermemiştir. Dolayısıyla, İBB Başkanı resmi programlarına, belediye faaliyetlerine ve siyasi çalışmalarına kesintisiz olarak devam etmektedir.
İmamoğlu’nun Aldığı Ceza ve Davanın Gerekçesi
Kamuoyunda "Ahmak Davası" olarak bilinen yargılama süreci, Ekrem İmamoğlu’nun 2019 yılındaki yerel seçimlerin iptal edilmesinin ardından yaptığı bir açıklamaya dayanmaktadır. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kendisine yönelik ifadelerine yanıt veren İmamoğlu, "31 Mart’ta seçimi iptal edenler ahmaktır" şeklinde bir cümle kurmuştur. Bu ifadenin ardından Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret edildiği gerekçesiyle hukuki süreç başlatılmıştır.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen dava, 14 Aralık 2022 tarihinde karara bağlanmıştır. Mahkeme, Ekrem İmamoğlu’na 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası vermiştir. Bununla birlikte, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53. maddesinde yer alan ve kamuoyunda "siyasi yasak" olarak bilinen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma maddesinin uygulanmasına da hükmedilmiştir.
Karar Kesinleşti mi ve İstinaf Süreci Nasıl İşliyor?
Yerel mahkemenin verdiği bu ceza, doğrudan uygulanabilir bir niteliğe sahip değildir. Türkiye’deki ceza yargılaması hukukuna göre, ilk derece mahkemesinin kararları tarafların itirazı üzerine bir üst mahkeme olan Bölge Adliye Mahkemesi’ne (İstinaf) taşınır. İmamoğlu’nun avukatları, kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu belirterek davayı istinaf mahkemesine taşımıştır.
Dava şu anda Bölge Adliye Mahkemesi’nin ilgili ceza dairesinde incelenme aşamasındadır. İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği kararı yerinde bulabilir, bozabilir ya da yeniden yargılama kararı verebilir. Bu aşamada da karar kesinleşmediği için İmamoğlu’na yönelik herhangi bir kısıtlama veya ceza infazı uygulanmamaktadır.
Yargıtay Aşaması ve Hukuki Prosedür
İstinaf mahkemesinin vereceği karar da sürecin sonu anlamına gelmemektedir. Verilen ceza miktarı (2 yıl 7 ay 15 gün) itibarıyla, karar istinafta onaylansa dahi tarafların davayı Yargıtay’a taşıma hakkı bulunmaktadır. Temyiz incelemesi yapacak olan Yargıtay, dosyanın kanuna ve hukuka uygunluğunu denetleyen son mercidir.
Ekrem İmamoğlu hakkındaki ceza ve siyasi yasak kararı, ancak ve ancak Yargıtay’ın onama kararı vermesi durumunda kesinleşir. Yargıtay dosyayı onaylayana kadar İmamoğlu’nun hukuki durumu "sanık" statüsünde kalmaya devam eder ve hakkında herhangi bir infaz işlemi gerçekleştirilemez.
Ekrem İmamoğlu Ne Zaman Cezaevine Girecek?
Vatandaşların en çok merak ettiği sorulardan biri de cezanın kesinleşmesi durumunda İmamoğlu’nun cezaevine girip girmeyeceğidir. Türkiye’deki infaz yasaları, alınan ceza miktarının tamamının cezaevinde geçirilmesini öngörmez. Ceza adaleti sisteminde, belirli bir sürenin altındaki hapis cezalarında denetimli serbestlik ve açık cezaevi şartları devreye girmektedir.
Eğer Yargıtay yerel mahkemenin verdiği 2 yıl 7 ay 15 günlük hapis cezasını aynen onaylarsa, bu cezanın infaz hukuku kurallarına göre hesaplanması gerekir. Mevcut infaz düzenlemeleri kapsamında, bu miktar bir ceza alan kişinin doğrudan kapalı cezaevine girerek uzun süre hapis yatması hukuken beklenmez. İlgili yasal prosedürler uyarınca, cezanın yatarı oldukça düşüktür ve kişinin denetimli serbestlik hükümlerinden faydalanması mümkündür. Ancak buradaki asıl kritik risk, hapis yatmaktan ziyade siyasi yasak kararının yürürlüğe girmesidir.
İmamoğlu Hala İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı mı?
Evet, Ekrem İmamoğlu halen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görevine devam etmektedir. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde İstanbulluların oylarıyla yeniden seçilen İmamoğlu, İBB’nin resmi ve hukuki lideridir. Kararın kesinleşmemiş olması, belediye başkanlığı koltuğunda oturmasına ve yetkilerini kullanmasına hiçbir engel teşkil etmemektedir.
Belediye Kanunu ve ilgili mevzuata göre, bir belediye başkanının görevden düşmesi veya görevden alınması ancak belirli hukuki şartların oluşmasıyla mümkündür. Kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan, sadece yürümekte olan bir dava gerekçe gösterilerek seçilmiş bir belediye başkanının görevine son verilemez.
Siyasi Yasak Kararı Belediye Başkanlığını Nasıl Etkiler?
Davanın Yargıtay tarafından onanması durumunda, TCK 53. madde uyarınca uygulanacak olan siyasi yasak kararı devreye girecektir. Siyasi yasak, kişinin seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere, kamu görevlerinde bulunmasını engelleyen bir yaptırımdır.
Eğer yargı süreci İmamoğlu’nun aleyhine sonuçlanır ve karar kesinleşirse, belediye başkanlığı görevi hukuken sona erer. Bu senaryoda İmamoğlu, resmi olarak belediye başkanlığı yetkilerini kaybeder ve İBB Meclisi kendi içerisinden yeni bir belediye başkanı seçmek üzere toplanır.
Olası Bir Görevden Alınma Senaryosunda Ne Olur?
Hukuki sürecin olumsuz tamamlanması halinde İBB Başkanlığı koltuğunun boşalması durumunda izlenecek yol kanunlarla net bir şekilde belirlenmiştir. Belediye Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, valilik çağrısıyla toplanan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, gizli oylamayla üyeler arasından yeni bir başkan seçer.
Meclisteki sandalye dağılımı ve partilerin oy oranları, yeni başkanın kim olacağı konusunda belirleyici unsurdur. Yeni seçilen başkan, bir sonraki yerel seçimlere kadar İstanbul’u yönetme yetkisini devralır. Bu süreç tamamen meclis iradesiyle şekillenir ve şehir yönetiminde bir yönetim boşluğu oluşmasının önüne geçilir.



"Yorum yaparken yazım kurallarına uyalım ve de saygılı olalım. (Bu, kendimize olan saygımızı gösterir.)"